HUKUKUNDA ÖLÇÜSÜ İNSAN VE ONUN KUTSAL HAKLARI..
HUKUKUNDA ÖLÇÜSÜ İNSAN VE ONUN KUTSAL HAKLARI..
ANADOLU BASIN YAYIN BİRLİĞİ'de KURUCU VE 1.DÖNEM GENEL BAŞKAN,YAŞAM BOYU ONURSAL GENEL BAŞKAN.
18 Ekim 2008 - halen: HASAN ALPASLAN USTAMIZIN KALEMİNDEN

(Başbakan Sn, Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘’DEMOKRATİFLEŞME PAKETİ’’ Açıklamasının dan edindiğim izlenimimden yorumladığım bir bölüm..)
İNSAN HAKLARI Hukukun bir parçasıdır. Hukukta insan haklarının düzenlediği ve güvence altına alındığı toplumsal düzenin adıdır.
İnsanların hak ve özgürlüklerinin güvenceye kavuşturulması sürecinde devletin hukukla bağlı kılınması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Devlet gücünün giderek artması ve insanları tehdit eder boyutlara varması noktasında devletin her yönü ile hukuka bağlılığı bir gereksinme olarak belirtilmiştir.
Devleti hukuk ile bağlamak, insan toplulukları için yeni bir başlangıç olmuş ve bu noktadan sonra devlet gücünün sınırlanması süreci ile beraber insan haklarının yükselişi görülmeye başlanmıştır.
Her devlet, kendi geliştirmiş olduğu hukuk sisteminin ana ilkelerini anayasalarla ortaya koyarken en başa insan hak ve özgürlüklerini almaya başlamıştır.
Ulusal anayasalar yetersiz kaldığı noktada, uluslar arası anayasalar anlamında evrensel sözleşmeler gündeme gelmiştir.
Bir ülkede insan hakları çiğnenmeye başlandığında insana verilen değerin artmasıyla uluslararası tepkiler görülmeye başlanmış ve ulusal anayasaların kendi devletlerince çiğnenmeye başlandığı görülünce insan hakları ile ilgili olarak uluslar arası mekanizmalar örgütlenmeye başlamıştır.
Son yüzyılın gelişmiş ülkelerinin girişimleri ile oluşturulan bu evrensel mekanizma insan haklarının her türlü saldırı ve tehdide karşı korunmasını sağlamakta ve gerekli olan önlemlerini uluslar arası kuruluşların desteğini alarak, devlet yapısı içinde insan hak ve özgürlüklerinin ezilmesinin önüne geçmektedir.
Hukuk ve insan hakları arasındaki hukuksal ilişkinin değerlendirilmesinde en önemli konu yargı bağımsızlığıdır. İnsan hakları, devlet düzeni içinde çiğnendiği zaman ve duruma hukuk düzeni bir çözüm getirmediği durumda yargı yolu kendiliğinden gündeme gelmektedir.
Yargı bağımsızlık düzeni içinde hak ve özgürlükler ile ilgili durumları inceler ve karara bağlar. Bu nedenle, ülkedeki yargı organlarının tümüyle bağımsız bir statüde bulunması ve hiçbir biçimde yargı adamlarının hiçbir kişi, makam veya otoriteden emir olmaması gerekmektedir.
Her türlü baskının ve güdümün ötesinde rahatça çalışacak yargı organları, insan hak ve özgürlüklerinin hukuk düzeni içinde korunmalarının en son güvencesidir.
Hukuk düzeni hem insan haklarına yer verecek, hem uygulamada saygılı olacak, hem de tüm hukuk olaylarına insancıl açıdan yaklaşacaktır.
İnsan her şeyin ölçüsü olduğuna göre hukukunda ölçüsü İNSAN ve onun KUTSAL hakları olacaktır.
Gerçek anlamda hukukun varlığı insan haklarına bağlı olduğu gibi…
İnsan haklarının varlığı da…
En alt düzeyde bir hukuk düzenin bulunmasına bağlıdır.
Saygılarımla…

Hiç yorum yok
Nefret söylemi içeren, kişileri rencide edici yorumlar yayınlanmayacaktır. Yorumların hukuki sorumluluğu yorum sahibine aittir.