FLAŞ

AHLAKSIZ BASININ ‘’İPLİĞİNİ’’ PAZARA MI ÇIKARALIM?.

  • AHLAKSIZ BASININ ‘’İPLİĞİNİ’’ PAZARA MI ÇIKARALIM?.

  • ANADOLU BASIN YAYIN BİRLİĞİ'de KURUCU VE 1.DÖNEM GENEL BAŞKAN,YAŞAM BOYU ONURSAL GENEL BAŞKAN.
  • 18 Ekim 2008 - halen

  • .
    UZUN YILLARDIR Tantanası yapılıyor bazı gazetelerin, TV lerin ve saire…
    Halkımızın gözü, kulağı, sesi olan ve gerçekleri kamuoyuna duyurmakla görevli BASIN AHLAK İLKELERİNE uygun yayın yapması gereken bazı basın organlarının MARİFETİ neymiş meğer?

    Halkımız; dürüst gazetecilik anlayış ile bilgilendirilmesi gerekenler; RANT İÇİN sen-ben kavgası yapmakla ve BASIN’I küçük düşürmekle, insanlarımızın güvenini sarsmak onların meziyeti, marifeti mi oluyor?

    Bazı satılmış gazetelerin ve TV lerin yayınları ve köşe yazarlarının yazıları ile dürüst,ilkeli, etik basına ve mensuplarına çamur atması ile oluşan bu ikilemlerle, ülkemizin ve halkımızın menfaatine yönelik her türlü çalışmalara, siyasi gerginlikle muhalefet etmek, kafaları bulandırmak, kargaşa ve kaos yaratmakla iç ve dış mihrakların ekmeğine yağ sürüyorsa, karanlık amaçları için yalan, dolan, iftira kampanyaları ile hayasızlığını, İnsanlarımızın gözünün içine baka baka yapılıyorsa, bunlara insanlıktan nasibini almamış canavarlar denilmezde ne denir?

    Eğer bu hizipçilikle sürtüşmeler, sen-ben kavgası ile Devlet zaafa uğratılıyorsa, haklımızın değerleriyle oynanıyorsa, ülkemizin huzur ve istikrarına zarar veriyorsa, siyasi kargaşadan nemalanıyorsa… Peki, bizler ne yapacağız?

    Sen, ben davasında olan medya kuruluşlarının (gazetelerin-televizyonların) hepsini ayrı ayrı terazinin kefesinde tartarak ahlaklı basın, ahlaksız basın ayırımı ile ahlaksız basının ‘’İPLİĞİNİ’’ pazara mı çıkaralım..

    Günlerce ülkemizde yayınlanan birkaç gazete ile televizyon ekranlarına bakıyorum. Yine de sen-ben RANT kavgası, tiraj kavgası, reyting kavgası… Sen-ben, o, falan-filan..

    Yeter deyip aleyhlerine yazı yazsak bizler de aynı kefenin adamı oluruz. Onlar yaptığı gibi fırıldaklık olur.. Her yöne döner, dururuz..

    İşte görüyorsunuz bunların gazetecilikle alakası yok desek 1980 öncesi kavgacı kafa derler.

    Küfredip de deşarj olayım desen bizlere yakışmaz. İnsanlığımızı unutmuş oluruz, Basın ahlak ve ilkelerine da ters düşeriz.

    Geçmişteki marifetlerini su yüzüne çıkarsak, zehirli oklarını üzerimize salarlar.
    HALKIMIZIN gözü, kulağı ve sesi olmak yerine çıkar hesabı yapıyorsun desek… Çekemiyor derler.

    Peki… Ne yapacağız öyleyse?
    Halkımızın HAKEMLİĞİNE mi başvuralım?
    Evvelce adamın biri atına binmiş yolda giderken evlerin önündeki avlunun ağaç kapısı ile oynayan çocuğun KAPI gıcırtısından at ürkmüş.

    Çocuğa seslenir…

    - Oğlum kapıyı gıcırdatma…

    - Gıcırdatacağım işte.. Çocuğu ikna edemeyen adam..
    - GICIRDAT bakalım bilmem nesini si…. oğlu der. Bu defa çocuk;

    - Gıcırdatmayacağım işte der.
    Öyle ya !..İşte bir örnek …

    Gazetecilerin yaptıkları bu yakıştırmalarına bir son verebilsek…
    Halkın gözü, kulağı ve sesi olmalarını davet etsek… İZMİR’İN İşgalinde, Yunan askerine 15 MAYIS 1919 DA İlk kurşunu atan gazeteci HASANTAHSİN ‘i hatırlatsak.

    Hadi bakalım… Hadi bakalım diyerek tempo tutsak, bütün gazetecilerin el ele, kol kola verdiklerini görebilsek; çocukla ATLI adamın anlaştığı gibi anlaşıp, yeşillikler ve güller arasında buluşabilinirmi acaba?

    Fazla üzülmeye gerek yok…

    Elbet halkımız gerçekleri görmekte, iyi ile kötüyü ayırmaktadır. Halkımız; kendisine reva görülen haksızlığın karşılını şamar gibi yüzlerine vururlar da… Onlarda belki su misali, aka aka yollarını bulurlar.

    Onların da el ele, kol kola halkımızın selameti, devletimizin BEKASI için bayrak açtıklarını elbet bir gün görürüz.

    Sahi…
    Bizler GERÇEKLERİ, alavereyi, dalavereyi, sahtekârlığı, çıkarcılığı gün ışığına çıkarmak için yola çıkmadık mı?

    Sen-ben davası yaratarak basın mensuplarını GÖZDEN düşürmek sizin neyinize?

    Yazışmalara bakıyorum!..

    Konuşmalara bakıyorum!..

    Hala sen-ben Devlet, millet kime ne?...

    Hala çamur, yakıştırma, yalan, dolan at bre … at…

    Atıyorlar da, iyi ki özel hayatlarına çamur atmıyorlar.

    Demek ki..Onlar..

    Azda olsa İNSAFLI galiba!.. Saygılarımla..

    Hiç yorum yok

    Nefret söylemi içeren, kişileri rencide edici yorumlar yayınlanmayacaktır. Yorumların hukuki sorumluluğu yorum sahibine aittir.

    CHP'den ihracı istenmişti... Burcu Köksal sessizliğini bozdu: 'Yarın AK Parti'ye katılıyorum'

    AK Parti'ye geçeceği iddia edilen ve CHP kurmaylarının telefonlarına çıkmayan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, sessizliğini...