NİHAT AYDIN YAZDI KÜRT DİL BAYRAMI
NİHAT AYDIN YAZDI KÜRT DİL BAYRAMI
15 Mayıs Kürt dil bayramıdır. Yıllardır bu tarih Kürt dilinin bayramı olarak kabul edilir. Kürt dili de Kürtlerin hayatı gibi maceralı ve kadim bir geçmişe sahiptir.
Twitter'da Takip ET!
17 kişi takip ediyor
Mezopotamya uygarlığının inşasında yer alan ve önemli birkaç uygarlığa katma değer sunan Kürtler, dilleriyle varlıklarını sürdürmüşlerdir. Fransız ve sanayi devrinden sonra filiz açan milliyetçilik hareketiyle din, toplum yaşamında birinciliğini milliyetçiliğe kaptırdı, artık toplumu birleştiren ve kültürünü temsil eden birincil unsur milliyetçilik olmaya başladı. Tanzimat fermanıyla Osmanlıda bu hareket ciddî rağbet gördü, Şinasi ve N. Kemal’in Türkçe ile ilgili önemli çalışmaları oldu. Ahmet Vefik Paşa Türk milliyetçiliği ekseninde dil çalışmalarını sürdürdü, sözlükler yazdı. Kürtler, İslam ümmetinin sadık, fedakâr ve cefakâr milleti olarak, bundan da nasibini alamadı.
Çünkü “ Kürtler Alem-i İslam’ın yetimleridir.” Medreselerde daha önce yazılmış Kürtçe ilim kitapları, güçlü sözlü edebiyat ve dünyada çok az rastlanan dengbejlik geleneği Kürt dilini bugünlere taşıdı. Bugün dünyada 50 milyondan fazla konuşuru olan Kürt dili herhangi bir devlet desteği görmediği gibi, birçok devlet tarafından asimile edilmek isteniyor. Bu Geniş ve önemli konuyu daha sonra ele alacağız, zira bir dil nelere kadirdir, önemi nedir, niçin her millet diline sıkı sıkıya sarılmış? M. Ergin’den aldığım alıntıyı sizlerle paylaşıyorum:
Dil bir milletin diğer milletlerden farklı olan terennümü ve konuşmasıdır. Dil bir milletin ses dünyasıdır. Sesler kâinatındaki hayat tezahürüdür, kâinatı kendisine göre seslendirmesi, kâinatı ve hayatı kendisine göre adlandırması, ona kendi damgasını vurmasıdır. Her millet, her milli cemiyet kâinatı, duygu ve düşünceleri, meramları ayrı şekilde seslendirmiş, ayrı şekilde ifade etmiştir.
Dil düşüncenin aynasıdır. Onun için dil bir milletin düşünce sistemini gösterir. İnsan dil ile düşünür. Bir dil, onu kullanan milletin kafa yapısını, nasıl düşündüğünü, o milletin fertlerinin zihninin nasıl çalıştığını ortaya koyar, milli düşünce tarzını aksettirir.İkinci olarak dil milli hafızanın, milli hatıraların, duyguların ve düşüncelerini, bütün maddi ve manevi değerlerin, bütün buluş ve yaratışların müşterek hazinesidir.
Dördüncü olarak dil milli damgası en belirli olan kültür unsurudur.
Hülasa dil millet denilen insan cemiyetinin en mühim sosyal varlığıdır. Kültürün ilk ve temel unsurudur. Kültür unsurlarının toplandığı dairenin meydana getirdiği bütünün en az yarısını dil işgal eder. Millet her şeyden önce ve daha çok dil birliği demektir.
DÜNYA GÖRÜŞÜ
Dünya görüşü bir milletin başka milletlerden farklı olan hayat felsefesidir. Bir milletin bir milli cemiyetin fertleri, müşterek kültür dolayısıyla tutum, zihniyet, telakki ve davranış
bakımından bir takım ortak vasıflar gösterirler. Tabii, sosyal ve ruhi hadiseler karşısında fertlerin bu müşterek tutum, zihniyet ve davranışları o milletin dünya görüşünü teşkil eder. Bunun için her cemiyette değerler, değer ölçüleri, bu değerler karşısındaki ferdi tutum, zihniyet ve davranışlar başka başkadır. Askerlik, kahramanlık, aşk, madde namus, temizlik, ahlak, ölüm, şeref, eğlence v.s v.s hayat hadiseleri ve değerleri, her cemiyette farklı tutum ve davranışlarla karşılanır.
Bir cemiyette fertleri kızdıran, güldüren, sevindiren veya nefret ettiren şeyler, başka cemiyette bakarsınız apayrı tutumlarla karşılanmaktadır. Çünkü her cemiyetin kendi kültüründen oluşan ayrı bir dünya görüşü vardır ve bu da kültürünün bir bölümünü teşkil eder.
Bir cemiyette fertleri kızdıran, güldüren, sevindiren veya nefret ettiren şeyler, başka cemiyette bakarsınız apayrı tutumlarla karşılanmaktadır. Çünkü her cemiyetin kendi kültüründen oluşan ayrı bir dünya görüşü vardır ve bu da kültürünün bir bölümünü teşkil eder.

Hiç yorum yok
Nefret söylemi içeren, kişileri rencide edici yorumlar yayınlanmayacaktır. Yorumların hukuki sorumluluğu yorum sahibine aittir.